SOSYOLOJİ DÜNYASI

umrandan uygarlığa

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Pierre Bourdieu Sempozyumu

E-posta Yazdır PDF

Pierre Bourdieu Sempozyumu

Pierre Bourdieu Sempozyumu

Adnan Menderes Üniversitesi Sosyoloji Bölümü etkinliğidir. Sempozyuma İzmir Fransız Kültür Merkezi de destek vermektedir.

PROGRAM:

6 Mart 2014

Açılış Konuşması – 09.30

Ümit Tatlıcan

Neden Pierre Bourdieu Sempozyumu?

Anıl Yıldız, Gökhan Pirli

1. Oturum- 10.30

- Bir Sembolik Şiddet Unsuru ve Eril Tahakkümün Aktarım Aracı Olarak “Kadına Yönelik Şiddet Haberleri”, Bourdieu’nün Kavramları Üzerinden Bir Analiz : Gülhan Demiriz, Adnan Menderes Üniversitesi

- Medya Çalışmalarında Alan Teorisinin Kullanımı : Cem Koray Olgun, Hacettepe Üniversitesi

Tartışma - 11.30- 12.00

Yemek Arası – 12.00 – 13.00


2. Oturum 13. 00

- Simgesel İktidar Üreticisi Olarak Devlet - Nazlı Ökten, Galatasaray Üniversitesi
- Pierre Bourdieu’nün ‘Simgesel Şiddet’ teorisinde Foucault’cu İzleklerin Tespiti Üzerine Bir Deneme : Güney Çeğin, Pamukkale Üniversitesi
- Sermayenin Aktarımı: Eğitim ve İktidar : Cihad Özsöz, Süleyman Demirel Üniversitesi

Tartışma 14.30- 15.00

Pierre Bourdieu Belgeseli Gösterimi 1. Kısım – 15.15 – 16.30


7 Mart 2014

3. Oturum 10.30

- Bourdieu’nün Sosyolojisinde Fenomenolojinin Yeri : Ümit Tatlıcan, Adnan Menderes Üniversitesi

- Bourdieu’yü Eleştirel Realist Bir Çerçeve İçinde Düşünmek : Vefa Saygın Öğütle, Muğla Üniversitesi

- İlişkisel Sosyolojide Ayrışma? Alan-temelli ve Mekanizma-temelli Açıklama : Emrah Göker, Koç Üniversitesi

Tartışma 12.00 -12.30

Yemek Arası 12.30 – 13.30

Devamını oku...
 

ODTÜ SOSYOLOJİ GÜNLERİ

E-posta Yazdır PDF

10. GELENEKSEL ODTÜ SOSYOLOJİ GÜNLERİ SUNUM ÖZETLERİNİZİ BEKLİYOR

"Kent" üstbaşlığıyla ilişkili sunum ve atölye özetlerinizi 15 Ocak 2014'e kadar Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adresine gönderebilirsiniz.

ODTÜ SOSYOLOJİ GÜNLERİ

  • Etkinlik ücretsizdir. ODTÜ dışından gelecek arkadaşların kampüse girebilmesi için davetiye edinmeleri gerekmektedir. Davetiyeleri etkinlik yaklaştıkça duyuracağımız yerlerden temin edebilirsiniz.
  • Sunumlar 20 dakikadır. Powerpoint kullanma, video gösterme imkanı vardır.
  • Sunum yapmak için ODTÜ öğrencisi, sosyoloji öğrencisi ya da öğrenci olmak gibi hiçbir koşul yoktur.
  • Şehir dışından gelecek arkadaşları kendi evlerimizde misafir etmeyi planlıyoruz. Yol masraflarınızı maalesef üstlenemiyoruz ancak bağlı bulunduğunuz üniversite ya da kurumdan ödenek ve akademik izin alabilmeniz için etkinliğimize katıldığınıza dair bir faks çekebiliyoruz.
  • Bütün diğer sorularınızı Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız adresine e-posta yoluyla gönderebilirsiniz.


  •  

    21. Yüzyılda Türkiye’de Sosyal Bilimler ve Toplum Sorunları Sempozyumu

    E-posta Yazdır PDF

    AKADEMİSYENLER BİRLİĞİ DERNEĞİ tarafından, (daha önce Yalova ve Ankara’da düzenlenen) 21.Yüzyılda Türkiye’de Sosyal Bilimler ve Toplum Sorunları Sempozyumu’nun 3.sü 19-21 Mart 2013 tarihleri arasında AnkaraÜniversitesi Rektörlük Binası, 100. Yıl Salonu'nda gerçekleştirilecektir.

    Ankara Üniversitesi Rektörlüğü: Dögol Caddesi 06100 Tandoğan / Ankara 

    Devamını oku...
     

    ‎5. ULUSLARARASI BALKANLARDA SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ

    E-posta Yazdır PDF

    ‎5. ULUSLARARASI BALKANLARDA SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ
    SOSYAL BİLİMLERİN HER ALANINDAN BİLDİRİLERİ BEKLİYORUZ
    AYRINTILAR: www.ubsbk.sakarya.edu.tr

    Kongre Hakkında

    Balkanlar, tarihin akışını değiştiren birçok toplumsal olayın yaşandığı; Doğu ile Batı’nın kesiştiği; farklı kültür ve etnisitenin iç içe geçtiği bir coğrafya olması nedeniyle Sosyal Bilimlerin bütün alanlarında akademik çalışmalar yapılabilecek zenginlikte bir zemine sahiptir. Bu coğrafyada her topluluğun birbiriyle işbirliği içerisinde olmadan gelişme şansı yok gibidir. Böylesi işbirliklerine öncülük edebilecek kurumların başında Üniversiteler ve akademik camialar gelmektedir. Uluslararası Balkanlarda Sosyal Bilimler Kongresi’nin başlatılması da bu düşüncenin ürünüdür.

    Uluslararası Balkanlarda Sosyal Bilimler Kongresi bu yıl Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi ile Uluslararası Novi Pazar Üniversitesi’nin (Sancak-Sırbistan), işbirlikleri; Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı ve Türk Bilim Araştırma Vakfı’nın (TÜBAV) katkıları ile düzenlenecektir.

    Bilindiği üzre, 1.ve 2. Kongreler Kosova’da; 3. Bosna’da, 4. ise Makedonya’da düzenlenmişti. Bu yıl ise Sırbistan’ın Sancak Bölgesinde önemli bir kurum olan Uluslararası Novi Pazar Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir. Görülmektedir ki Kongre artık Uluslararası niteliğiyle rüştünü de ispatlamış durumdadır.

    2009 yılından bu yana Kongre her yıl düzenli olarak gerçekleştirilmiş; kongre kitapları basılmış ve her geçen sene uluslararası boyutu giderek kuvvetlenmiştir.

    Bu yılkı kongreyi öncekilerden ayrı kılan bir yenilik yapılmıştır. Daha önce Türkçe ve Balkan Dilleri ile basılan kongre bildirilerinin daha geniş bir uluslararası akademik çevreye ulaşabilmesi için “genişletilmiş İngilizce özet” ile yayınlanmaları kararlaştırılmıştır. Bu sayede Kongrenin uluslararası endeksler tarafından taranması mümkün olacaktır.

    Son olarak Kongremizin bu yıl Sırbistan’da yapılacak olması Balkanlarda işbirliğinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması gibi bir amaca da katkı sağlayacaktır.

    Kongreye bugüne kadar katkı veren ve verecek olan her kurum ve şahsa derin teşekkürlerimizi sunarız. Düzenleme Kurulu

    Devamını oku...
     

    TÜRK YURDU DERGİSİ MİLLİYETÇİLİK SORUŞTURMASI

    E-posta Yazdır PDF

    Doç.Dr. Levent BAYRAKTAR
    Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Doç. Dr. Levent BayraktarSoru: Türk milliyetçiliğinden ne anlıyorsunuz? Milliyetçilik ve ulusalcılık arasında fark var mıdır?

    Cevap: Millet ve Milliyetçilik kavramları sosyal bilimlerin neredeyse bütün disiplinlerinin ilgi alanına giren ve üzerinde kendi perspektifleri ve metodolojileri çerçevesinde söz söyledikleri birer konu ve problem sahasıdır. Millet nasıl bir gerçekliktir? Şüphesiz adına millet denilen varlık; reel ve ideel varlık şartlarına tabidir. Millet bir fenomen ve gerçeklik olarak dil, vatan, tarih ve değerler manzumesinin bir ürünüdür. Millet varlığının oluşumunda ve devamında ırk birliğinden çok yukarıda dikkat çekilen unsurlar ön plandadır. Nitekim tarih ve millet ilişkisine bakıldığında; ferdî insan hayatında hafızanın rolü ne ise millet hayatında da tarihin rolünün o olduğu görülür. Millet varlığının ortak bir tarihsel hafızaya sahip olması, ortak bir kimlik ve birlikte varolma şuurunun gelişmesi için elzemdir. Tarihte yaşanmış ortak keder ve sevinçler toplumların kolektif hafızalarında birlik şuurunu meydana getirirler. Dolayısıyla kişisel tarihimizde ve benlik şuuruna erişmede hafızanın oynadığı rol, millet hayatında ortak tarih ve kolektif hafıza üzerinden gerçekleşir.

    Vatan ise, herhangi bir coğrafya şeklinde tanımlanamayacak, üzerinde millet mukadderatının şekillendiği, milli varoluşun kuvveden fiile çıktığı, her türlü maddî ve manevî tekâmülün ortak zeminidir. Vatan varoluşumuzun imkân sahasıdır. Bu sebepten yüzölçümü belli bir devlet sınırları içinde resmi olarak tanımlansa bile, manevî varlığı itibariyle, bu sınırlar içerisine hapsedilemeyecek mukaddes ve manevî bir mefhum ve gerçekliktir.

    Devamını oku...
     

    Batı Toplumları Öldü: Sosyoloji Öldü: Büyük Kriz Kapıda!'

    E-posta Yazdır PDF

    Aşağıdaki yazı, Haberturk'ten Kürşad Oğuz'un Fransız sosyolog Alaine Touraine(*) ile yaptığı röportajdan alınmıştır:

    "TOPLUM ÖLDÜ: TABİİ Kİ SOSYOLOJİ DE ÖLDÜ"

    Alaine Touraine - Kürşad Oğuz
    Alaine Touraine - Kürşad Oğuz

    ''Avrupa'nın çocukları, artık zengin ülkelerde yaşamayacak'' diyen Touraine, konferansda bulunan gençleri fırçaladı ve ''Toplum öldüğüne göre, artık sosyolojinin de bir anlamı kalmadı…'' dedi.

    Peki çözüm neydi? Touraine'e göre "evrensel olan"ın yeniden inşa edilmesi, öne çıkarılması gerekiyordu. Din, dil, millet evrensel olarak savunulan haklar olmalıydı.

    Uzatmaya lüzum yok. Konferans sonrası yanına gittim, iki gün sonrası için randevulaştık. Ofisinin bulunduğu EHESS'de Touraine'in ne demek istediğini biraz daha detaylandırdık. İşte o görüşme:

     "HÂLÂ KRİZDEN ÇIKIŞI UMUDU YOK" 

    Soru: "Toplumsal"ın ve toplumun sonuna geldiğimiz düşüncesine nasıl ulaştınız?
    Cevap: Bugün finansal ve ekonomik bir kriz yaşıyoruz. Bu kriz, eğer ılımlı olmak gerekirse, yüksek teknolojinin patlamasıyla 2000'de başladı ve farklı yönleriyle çeşitli ülkelerde farklı sektörlerde büyüyerek devam etti. 2007'de mortgage krizi kriziyle patlak verdi ve 15 Eylül 2008'de de New York'ta büyük bankaların batmasıyla zirve noktasına ulaştı. Bu krize ilişkin şu hususlar dikkat çekiyor:

    Devamını oku...
     

    Türk Dünyası Sosyologlar Birliği Kurultayı Bişkek’te düzenleniyor

    E-posta Yazdır PDF


    Manas ÜniversitesiTürk dünyasının toplumsal meselelerini bilimsel yönden ortaya koymak ve çözüm yolları bulmak gayesiyle III. Türk Dünyası Sosyologlar Birliği Kurultayı, 21-24 Eylül 2010 tarihleri arasında Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yönetim Başkanlığı’nın himayesinde ve Kırgız Türk Manas Üniversitesi’nde çalışan Türk Uygarlığı Araştırma Merkezi’nin ev sahipliğinde, KTMÜ Cengiz Aytmatov Kampüsü’nde yapılacak.

    Küreselleşme ve Türk Dünyası” adı altında yapılacak olan bu kurultayın ilki Türk Dünyası Sosyologlar Birliği’nin almış olduğu kararla 25-27 Kasım 2005 tarihleri arasında Türkiye’de; ikincisi ise 23-25 Nisan 2008 tarihleri arasında Kazakistan’da gerçekleşmişti. 

    KTMÜ ev sahipliğinde yapılacak olan kurultaya başta Türkiye ve Kırgızistan olmak üzere Azerbaycan, Özbekistan, Kazakistan, Türkmenistan, Ukrayna, Hindistan, Güney Afrika, Rusya Federasyonu ve Rusya’ya bağlı Başkurdistan ve Tataristan ile Avrupa Birliği ülkelerinden yaklaşık 200 civarında bilim adamı katılacak.

    Kurultay’da Küreselleşme çağında Türk uygarlığının gelişimi; Türk kimliği; yerel yönetim, sivil toplum ve kültür; Türk dünyası ve toplumunun geleceği gibi konularda bildiriler sunulacak.


    Kaynak: Kabar-Kırgız Ulusal Haber Ajansı

    http://turkkazak.com/site/?p=2617

     

    Doç.Dr.Vehbi Başer'le ÖSS, Tercihler, Balıkesir Sosyoloji Hakkında Mülakat

    E-posta Yazdır PDF

    Balıkesir Üniversitesi

    İsterseniz bu ÖSS olayından başlayalım, siz nasıl değerlendiriyorsunuz ÖSS'yi?

    Vehbi BaşerÖSS, adından anlaşıldığı kadarıyla bir seçme sınavı; ama, aslında bir eleme sınavı. Çünkü, ÖSYM'nin resmi verilerine göre, bu yıl (2006) ÖSS'na 1.510.302 öğrenci girdi. Ama, yuvarlak hesap bir buçuk milyon gence, bu hedefe ulaşmak için ülke olarak tanıdığımız şans nedir, diye soracak olursak, yine resmi rakam, öğrencilerden toplamda ancak 421.397'i bir yükseköğretim programına yerleştirilmiş olacak. Herkes haklı olarak en az 4 yıllık bir lisans programına kayıt yaptırmayı hedefliyordu, ama başvuranlardan sadece 202.998'i bir lisans programına yerleştirilme şansı yakalayabilecek, bu da toplam kontenjanın ancak yarısını (%50,05) oluşturuyor. Yani, üniversiteler, kapısına dayanan gençlerin ancak 13,44'üne bu şansı verebilecekler. Sınavsız geçiş ve diğerleri dahil toplam kontenjan, talebin ancak maalesef % 27,9'unu karşılayabiliyor. Bu da, ÖSS'nin, gerçek anlamda, "kim hangi eğitimi alabilir?" sorusuna cevap veren bir sınav olmadığını, öğrencilerden % 72.1'ini eleyerek yükseköğretim ve toplamda, % 86,56'sını lisans programları dışında bırakırken objektif bir eleme gerçekleştiren bir sistem. 

    Devamını oku...
     
    • «
    •  Başlangıç 
    •  Önceki 
    •  1 
    •  2 
    •  3 
    •  Sonraki 
    •  Son 
    • »


    Sayfa 1 - 3


    AKADEMİK

    SOSYOLOJİ YAYINLARI

    Kimler Çevrimiçi

    Şu anda 37 ziyaretçi çevrimiçi