SOSYOLOJİ DÜNYASI

umrandan uygarlığa

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür
Anasayfa Kitaplar
Sosyoloji Kitapları

Eleştirel Teori - Aydınlanmadan Postmodernizme Eleştirel Düşünce İçin Çizgibilim

E-posta Yazdır PDF


Eleştirel TeoriEleştirel Teori

(Aydınlanmadan Postmodernizme Eleştirel Düşünce İçin Çizgibilim)

Stuart Sim Çizgibilim 



Her şeyin teorisi nasıl bir şeydir? Bilim bir ideoloji midir? Adorno ve Horkheimer kimdir? Ya da Frankfurt Okulu ne der?

1960'lardan itibaren eleştirel teorilerin üretiminde bir patlama yaşandı. Yapısökümcüler, postyapısalcılar, postmodernistler, ikinci dalga feministler, yeni tarihselciler, kültürel materyalistler, postkolonyalistler, siyahi eleştirmenler, eşcinsel teorisyenler bunlardan sadece bazıları.

Stuart Sim'in yazıları ve Boris Van Loon'un konunun özüne inen çizgileri, sizleri, fikirlerin çarpıştığı bir arenaya davet ediyor ve bütün bu teorileri Marksizmin doğuşuna kadar götüren bir eleştirel analiz geleneği içine yerleştirerek açıklayıcı bir tarihsel çerçeve sunuyor. Her teorik okulun yöntem ve amaçlarını iyi özetlenmiş ve kolay anlaşılır biçimde aktararak eleştirel düşüncenin son 100-150 yıllık serüvenine ışık tutuyor.
(Tanıtım Bülteninden)

176 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 12 x 17 cm
ISBN : 9786055813987

Çizer : Borin van Loon
Çeviri : Akın Emre Pilgir, Emrah Arıcılar
 

Metafor Olarak Mimari: Dil, Sayı, Para

E-posta Yazdır PDF


Kojin KarataniJapon düşünür, edebiyat eleştirmeni ve felsefeci Kojin Karatani, “Metafor Olarak Mimari: Dil, Sayı, Para” adlı kitabıyla, yapısöküm düşüncesinin sınırlarını; bu düşünceyi matematiğe, Marksizme, felsefeye ve mimariye taşıyarak genişletiyor.

Yapısöküm mantığını farklı düşünsel alanlara taşıyan Karatani, metafor kuramcılarının üzerinde önemle durdukları bir mantıktan yola çıkıyor aslında: Zoltan Kövecses’in “Metaphor: A Practical Introduction” adlı kitabındaki bir düşünce bu mantığın özet bir ifadesi olarak düşünülebilir: “Kuramlar binalardır.” Kuramların “yapı” ve türevlerine ilişkin metaforlarla dile getirilmesi, her “kuramın” kendi iç tutarlılığını kuran bir inşâ edilmişliği içinde barındırmasından kaynaklanmaktadır. Bu inşâ edilmişlik durumu ise, her inşânın kendi iç tutarlılığı gereği, bazı uyumsuz unsurların ayıklanması, dışlanması mantığını da beraberinde getirecektir.

Metafor Olarak MimariKaratani, mimariyi bir metafor olarak ele alırken öncelikle Platon’dan çıkıyor yola; ve Platon’un “idea” düşüncesiyle bir metafor olarak mimariye karşı hayranlık, bir insan olarak mimara karşı ise hoşgörü duyduğunu dile getiriyor: Durum tıpkı Platon’un şairleri Devlet’inden dışlaması gibidir; çünkü Karatani’ye göre somut bir varlık olarak mimar, her türlü olumsallığa açık olmak zorundadır. Mimarın daima somut durumlarla yüzleşmek zorunda kalması, tasarlanan yapı ile yapılan yapı arasındaki uzlaşmaz gediğin mantığını da oluşturacaktır. Başka deyişle somut bir mimar “öteki”yle ilişki içinde olmak, bu ilişkinin getirdiği tavizlerle yaşamak zorunda kalandır; ve bu somut ilişkiler ideal tasarım düşüncesine aykırı sonuçlar üretebilir.

Devamını oku...
 




AKADEMİK

SOSYOLOJİ YAYINLARI